1. Bu site çerez kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımı ile ilgili site koşullarını kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazlasını Öğren.
  2. Forum İllegal Uyarısı Forum kuralları gereği forumda video ve illagal paylaşım yapmak yasaktır.Program Arşivimizde ise kısıtlanmış sürüm yada dağıtımı serbest olan (trial - freeware) yazılımlar yayınlayınız..Aksi takdirde mesajlarınız silinecektir..

Cuma Günü'nün Sünnetleri

Konusu 'Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi' forumundadır ve guclusat tarafından 26 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. guclusat
    Offline

    guclusat Tanınmış Üye Süper Moderatör

    Katılım:
    14 Haziran 2009
    Mesajlar:
    9.756
    Ödül Puanları:
    48
    Cuma günü neler yapabilirim?

    Cuma günü yıkanmak ve güzel koku sürünmek sünnettir



    ”Her müslüman, cuma günü yıkanmalı, misvaklanmalı ve güzel koku sürünmelidir.” (Buharî)
    


    “Cuma namazı için gusletmek, güzel koku sürünmek, yeni, temiz giyinmek, saç, tırnak kesmek sünnettir. Tırnakları Cuma namazından önce veya sonra kesmek sünnettir. Namazdan sonra kesmek efdaldir.” (Dürr-ül-muhtar)
    


    Cuma günü tırnak kesmek sağlığa sebeptir



    Peygamber Efendimiz:
    “Cuma günü tırnak kesmek şifaya sebeptir.” buyurmuştur. (E.Şeyh)

    Cuma gününe perşembeden hazırlanmak sünnettir



    “Cumaya perşembe gününden hazırlanın!” (Hatib) 



    Cuma günü gusletmek günahların affına vesiledir



    “Cuma günü gusledenin günahları affolur.” (Taberani)

    Cuma günü ilim meclislerine gitmek faziletlidir



    “Cuma sabahında veya ikindi namazından sonra ilim meclislerine gitmelidir. Cuma günündeki şerefli saat gelip çattığı zaman, kendisinin hayırlı bir işte olması gerektir.” (İmam-ı gazali)


    Cuma günü sadaka vermek müstehaptır



    “Cuma günü çokça salat ü selam okumak ve sadaka vermek müstehabtır. Bu günde fakirlere verilen sadaka kat kat fazlasıyla kabul edilir.” (İmam-ı gazali) 


    Cuma günü Cuma namazına kadarki zamanı ahiret işlerine ayırmak gerekmektedir



    “Cuma gününü ahiret işlerine tahsis edip, o günde bütün dünyevi meşgalelerden imtina etmeli, bolca tesbih-u tehlil ve zikir yapmalıdır.” (İmam-ı gazali)



    Cuma günü Cuma namazından sonraya kadar yolculuk tavsiye edilmemiştir!

    “Cuma gününde herhangi bir sefere çıkmamalı ve sefer ihdas etmemelidir. Çünkü Allah’ın Resulünden: “Cuma gecesinde sefere çıkan bir kimseye iki meleği beddua ederler.” Buyurduğu rivayet edildi. Cuma günü sabah olduktan sonra sefere çıkmak ise haramdır. Ancak çıkmadığı takdirde arkadaşlarından geri kalacağı mevzu bahisse, o zaman hüküm değişir.” (İmam-ı gazali)


    “Cuma namazından sonra, yedi defa ihlâs ve muavezeteyn okuyanı (felak-nas), Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, beladan, kötü işlerden korur.” (İ.Sünni)


    Cuma günü kehf suresi okunmasının fazileti yüksektir



    “Cuma gecesi Kehf suresi okuyan, Kıyamette, yerden göğe kadar bir nurla aydınlanır. İki Cuma arasında işlediği günahlar da affolur.” (Tergib)

    Cuma günü duhan suresi okuyana cennette köşk ihsan edilir



    “Cuma günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk ihsan edilir.” (Taberani)

    Cuma günü Yasin suresini okumak günahların affına vesiledir

    "Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın, günahları affedilir." (İsfehani)

    Cuma günü tesbih namazının kılınması faziletlidir



    Peygamber Efendimiz’in amcası Hz. Abbas; “Her Cuma gününde tesbih namazını kıl.” diye tavsiyede bulunmaktadır. (İhya-ı Ulum’id-din)


    Cuma günü evrad-ı kudsiye ve hulasatü’l hulasanın okunması manevi temizliğe sebeptir



    “Cumadan önce mümkünse kalbin marazlarına mücerreb bir ilaç ve ruhu manevi kirlerden arındıran manevi bir dua olan Evrad-ı Kudsiye veya mütefekkirane okunsa imana kuvvet veren Hulasatu’l Hulasa okunmalıdır.” (Asa-yı Musa)

    Cuma günü getirilen salâvatları Peygamber Efendimiz vesilesiz bizzat kendisi aldığını haber vermiştir

    “Cuma günü ve geceleri üzerime (yüz defa) salâvat getirenin, Allah-u Teâla otuzu dünyaya yetmişi ahirete olmak üzere yüz hacetini kabul eder.”


    “Ömrünü boş yere heba eden kişinin kaybettiği zamanı telafi edebilmesi için salâvat ile meşgul olması lazımdır. Eğer bütün ömrünü ibadet ile geçirmiş olsan bir defa salâvat getirsen, getirdiğin salâvat bütün ibadetlerden daha ağır gelirdi.”


    “İ'lem Eyyühel-Aziz! Cam, su, hava, âlem-i misal, ruh, akıl, hayal, zaman vesaire gibi, tecelli, timsal ve akislere mahal ve mazhar olan çok şeyler vardır. Maddiyat-ı kesifenin timsalleri hem münfasıl, hem ölü hükmündedirler. Çünkü asıllarına gayr oldukları gibi, asıllarının hasiyetlerinden de mahrumdurlar. Nuranîlerin timsalleri ise, asıllarıyla muttasıl ve asıllarının hasiyetlerine malik ve asıllarına gayr değillerdir. Binaenaleyh Cenab-ı Hak şemsin hararetini hayat, ziyasını şuur, ziyadaki renklerini duygular gibi yapmış olsa idi, senin elindeki âyinede temessül eden şemsin timsali seninle konuşacaktı. Çünkü o, timsalinde oldukça harareti, ziyası, renkleri olurdu. Hararetiyle hayat bulurdu. Ziyasıyla şuurlu olurdu. Renkleri ile de duygulu olurdu. Böyle olduktan sonra, senin ile konuşabilirdi. Bu sırra binaendir ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalatü vesselam kendisine okunan bütün salâvat-ı şerifelere bir anda vâkıf olur.” (Mesnevi-i Nuriye)
    alıntıdır
     

Sayfayı Paylaş