1. Bu site çerez kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımı ile ilgili site koşullarını kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazlasını Öğren.
  2. Forum İllegal Uyarısı Forum kuralları gereği forumda video ve illagal paylaşım yapmak yasaktır.Program Arşivimizde ise kısıtlanmış sürüm yada dağıtımı serbest olan (trial - freeware) yazılımlar yayınlayınız..Aksi takdirde mesajlarınız silinecektir..

Cumhuriyetin kuruluşu

Konusu 'Kültür - Sanat Ve Tarihimiz' forumundadır ve uydudoktoru tarafından 29 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. uydudoktoru
    Offline

    uydudoktoru Aktif Üye Yönetici Yönetici

    Katılım:
    13 Haziran 2009
    Mesajlar:
    2.142
    Ödül Puanları:
    38
    Cumhuriyet Bayramı tüm milletimiz için ve milletimizin soluklarına muhtaç insanlık için iyiliklere, esenliklere, güzelliklere vesile olması adına bir kez daha kutlu olsun.
    Cumhuriyetimizin ilan tarihi olan 29 Ekim 1923'e gelinen süreçte milletimizin ne gibi badireler atlattığını ne gibi yıkılışların ve tarih sahnesinden silinmenin eşiğine geldiğini hepimiz bilmekteyiz. Sıkıcı olmamak için rakamlarla ve yürek burkucu mağlubiyet hüzünleriyle dolu bu sürece pek dokunmamak istiyorum. İstiyorum fakat insan yine de
    kısaca hatırlamadan yapamıyor.
    Milletimizin son 150 yılı yani kabaca 1850'den günümüze doğru gelinen noktada 1920’li yıllara değin kesif bir hüzün destanıdır. Osmanlı düzelebilmek için hamle üstüne hamle yapmakta fakat devlete çizilen o makus talihi bir türlü kıramamaktadır.İşte tanzimatı ilan etmiştir. Ardından ıslahat fermanı gelmiştir. Ardından bir Kırım savaşı geçirmişizdir. Devamla payitahtta siyasi bunalımlar üst üste yaşanırken Abdülhamit devrinde biraz soluklanılmaya çalışılmış fakat makus talih yine planını icra eylemiş, devlet ardı ardına Trablus, Balkan, 1.Cihan Savaşı ve Anadolu’nun işgali ile elden ayaktan düşmüştü. Bu millet neredeyse 15 seneye yakın durmadan vuruşmaktaydı. Bu millette öyle acılar vardı ki baba evden bir çıkmış Trablus’a gönüllü yazılmış bir daha evini görememişti 15 seneye yakın.
    Bu felaketli süreçte , bu acıların en ağırının balyoz balyoz sırtımıza bindiği bu zorlu yıllarda dahi bu millet kendi öz değerlerinden aldığı kuvvetle yılmamış, yetiştirdiği lideri ile bu acılı günlere kendi eliyle son vermesini bilmiştir. Yani devlet ebet müddet geleneği
    içersinde Cumhuriyet yönetimini kurmuştur.
    Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, kadrosu, bu milletinden aldığı güvenle destekle yine millet yönetimi olan yeni Cumhuriyet yönetimi olan ki cumhur halk anlamına gelmektedir. Cumhuriyet yönetimini kurmuşlardır.
    Peki nedir Cumhuriyet?
    Cumhuriyet adından da anlaşılacağı gibi halkın yönetimidir. Halkın hür irade ve teşebbüs hürriyetimizi, inanç ve fikir hürriyetimizi sonuna kadar müdafaa etmeliyiz. Ve tüm bu saydıklarımızı müdafaa ederken bilmeliyiz ki bu farklılıklarımızı müdafaa ederken şunu düşünmeliyiz ki, biz bu hareketimizle; sadece bencilce bir hareket gibi gözükse de bu hare-
    ketimizle, kendimizi müdafaa etmiyoruz. Biz Cumhuriyeti savunuyoruz. Cumhuriyeti müdafaa ediyoruz. Ve bize bu fırsatı veren Cumhuriyeti milletimize armağan eden Mustafa Kemal Atatürk'ü idrak ediyoruz. Onun halkına, halkının inanç,fikir ve teşebbüs hürriyetine olan güvenini ve saygısını ifade ediyoruz. Fert fert Cumhuriyet; M.Kemal'inde istediği gibi ferdi benliğimizle beraber Cumhuriyeti savunurken, aynı zamanda ifade edebilmektir.
    İfadesini, halkın ortak yönetimi olan Cumhuriyet , yönetiminde uygulana bilmektedir.
    Cumhuriyetin manası budur . Hepimizi Cumhuriyetimizi müdafaa ve ifadeye davet ediyorum. Çünkü , Cumhuriyet tüm halk içindir .
    Saygılarımla.Alıntıdır
     

Sayfayı Paylaş