1. Bu site çerez kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımı ile ilgili site koşullarını kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazlasını Öğren.
  2. Forum İllegal Uyarısı Forum kuralları gereği forumda video ve illagal paylaşım yapmak yasaktır.Program Arşivimizde ise kısıtlanmış sürüm yada dağıtımı serbest olan (trial - freeware) yazılımlar yayınlayınız..Aksi takdirde mesajlarınız silinecektir..

Ekmek gerçek bir mucize!

Konusu 'Sağlık-Güzellik-Kadın' forumundadır ve uydudoktoru tarafından 24 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. uydudoktoru
    Offline

    uydudoktoru Aktif Üye Yönetici Yönetici

    Katılım:
    13 Haziran 2009
    Mesajlar:
    2.142
    Ödül Puanları:
    38
    Türk sofrasının baş tacı ekmeğin 6000 sene önce icat edildiğini bazılarınız mutlaka biliyor... Peki ya binlerce yıl toplumların üst tabakaları için statü simgesi olduğunu? Ekmeğin bugün insanoğlu için bir statü sembolü olmadığı muhakkak ama sihirli tadından bir şey kaybetmediği de en az onun kadar kesin bir gerçek... Modern zamanda tu kaka ilan edilen ekmeğin yapılan yeni araştırmalarla birlikte tekrar eski konumuna gelmesi an meselesi. Bilim insanları insanlığın büyük icadı ekmeğin gerçek anlamda sihirli bir madde olduğunu ve insan bedeninin çalışması için temel bir besin maddesi olduğunu söylüyor...Esasen ekmeğin bütün sihri hazırlanışında gerçekleşen iki fermantasyon olayında saklı. Bunlardan biri mayalanma sırasındaki, diğeri de laktobasili denen (sütün yoğurda dönüşümünü sağlayan bakteri) bakterinin meydana getirdiği fermantasyon. Ekmek hamurunun kabarmasına neden olan maya aynen birada olduğu gibi... Her şey saccharomyces cerevisiae diye bilinen bir mantarın marifetinden ibaret. Bu mantarın ihtiva ettiği beta glucans denen madde kalbi koruyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücuttaki enflamasyon miktarını kontrol altında tutuyor. Ve bu madde aynı zamanda shiitake ve maitake mantarlarında da bulunuyor.

    Bir fincan kahve ömre ömür katıyor

    Gün geçmiyor ki kahve ve çayla ilgili bir sağlıkhaberi almayalım.Bir iyi bir kötü çıkan bu sonuçlara bir tane daha eklendi. New England Journal of Medicine’da yayınlanan yeni ve kapsamlı bir araştırmaya göre ‘kahve ölüm riskini azaltıyor’. 14 yıl süren uzun bir araştırma sonucunda kahve içenlerin içmeyenlerden daha uzun yaşadığı ortaya çıktı. Günde ortalama 4 veya 5 fincan kahve içen kadınların ölüm riski yüzde 16 azalırken, erkeklerde bu oran yüzde 12 civarında kalıyor.

    Araştırmaya göre, günde bir kupa kahve içen erkeklerin ölüm riski yüzde 6, iki ya da üç kupa kahve içen erkeklerin ölüm riski yüzde 10, dört veya beş kupa içenlerin ölüm riski ise yüzde 12 oranında azalıyor. Kadınlarda oranlar daha yüksek. Günde bir kupa kahve içen kadınların ölüm riski yüzde 5, günde iki ya da üç kupa içenlerin ölüm riski yüzde 13, dört ya da beş kupa içenlerin ölüm riski ise yüzde 16 azalıyor. Amerika’daki ‘Ulusal Kahve Derneği’nin verilerine göre Amerikalı yetişkinlerin yüzde 64’ü günlük ortalama 3.2 kupa kahve tüketiyor.
    Yok olmaya başlayan mineral: Magnezyum

    Magnezyum vücudumuzdaki her hücre için gerekli bir mineral. Bedenimizdeki 300 enzimin işleyişi tamamıyla magnezyum miktarına bağlı. Bu konudaki en yeni araştırmalar vücudumuzdaki magnezyum miktarının kalp rahatsızlıklarını ve beyin kanamalarını önlemede çok etkili olduğunu öne sürüyor. Eksikliği halinde uykusuzluk, kas spazmları, kalpte aritmi, insülin rezistansı ve anksiyete gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor. Magnezyum vücuttaki kan akışını düzenliyor ve beyne az kan gitmesini engelliyor, aynı şekilde kan basıncının yüksek olması problemini ve diyabet riskini de azaltıyor. Kanda yağ hücrelerinin oksidasyonunu da yavaşlatıyor. Amerika’nın değişik bölgelerinden orta yaşta 14 bin kadın ve erkek üzerinde yapılan bir araştırma, günlük diyette magnezyum miktarının artışının beyin kanaması ile ters orantılı olduğunu gösteriyor. Kandaki magnezyum değerleri ‘en düşük’ olanların yüksek tansiyon ve diyabet değerlerinin ‘en yüksek’ olduğunu gösteriyor. Magnezyum tüketiminin çocukluktan beri az olduğu durumlarda çocukluk yıllarında tip 2 diyabet görülebiliyor. Araştırmalar magnezyum eksikliğinin direkt olarak insülin direncine neden olduğunu gösteriyor. Buğday ekmeği, bütün yeşil sebzeler, kabak çekirdeği, ıspanak, soya fasulyesi, susam tohumları, siyah, fasulye, kaju fıstığı, badem, fındık bol miktarda magnezyum içeren besinler.

    ( 17.06.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır )
     

Sayfayı Paylaş