1. Bu site çerez kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımı ile ilgili site koşullarını kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazlasını Öğren.
  2. Forum İllegal Uyarısı Forum kuralları gereği forumda video ve illagal paylaşım yapmak yasaktır.Program Arşivimizde ise kısıtlanmış sürüm yada dağıtımı serbest olan (trial - freeware) yazılımlar yayınlayınız..Aksi takdirde mesajlarınız silinecektir..

GÜNÜN MENKIBESİ

Konusu 'Kültür - Sanat Ve Tarihimiz' forumundadır ve guclusat tarafından 15 Nisan 2016 başlatılmıştır.

  1. guclusat
    Offline

    guclusat Tanınmış Üye Süper Moderatör

    Katılım:
    14 Haziran 2009
    Mesajlar:
    9.754
    Ödül Puanları:
    48
    "Yavrum, senin ismin ne?"

    Türkistan'da yetişen velilerden Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin talebelerinden Mevlâna Seyyid Hasan, henüz küçük bir çocuk idi.
    Babası onu aldı.
    Ve Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetine götürdü.
    Küçük Hasan odaya girdi...
    Bir “bal kavanozu” gördü.
    Hemen ona koştu.
    Ve yemeye başladı.
    Hâce Ubeydullah hazretleri, gülümseyerek durumu seyretti.
    Ve küçük Hasan'a;
    "Yavrum! Senin ismin ne?" diye sordu.
    Hasan ona baktı.
    Ve cevaben:
    "İsmim bal” dedi.
    O, bu cevabı duydu.
    Çok hoşuna gitti.
    Ve babasına;
    "Kabiliyeti, yeteneği çok kuvvetli. Zira ‘bal’ın lezzetini alınca kendisini ona verdi, ‘bal’ın sevgisinde eridi, ‘bal’da fâni oldu. Kendini ‘bal’ zannetti... Başka şey tadınca da öyle olacak” buyurdu.
    ? ? ?
    Bir gün bazı gençler geldi.
    Ve bu büyük velîye;
    “Efendim, insanlığa hizmet düşüncesi ile çalışarak faydalı bilgiler ve eserler bırakmış olanlar, bu hizmetlerinin faydasını görürler mi?” diye sordular.
    Büyük veli dinledi.
    Ve cevap verip;
    “Evet, böyle kimseler başka dinden olsalar bile, ömürlerinin sonlarında Hakk teâlânın hidâyetine kavuşmaları umulur. Eskiden Müslümanlar, böyle insanlar için ‘gizli din tutar’ derlerdi” buyurdu.
     

Sayfayı Paylaş