1. Bu site çerez kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımı ile ilgili site koşullarını kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazlasını Öğren.
  2. Forum İllegal Uyarısı Forum kuralları gereği forumda video ve illagal paylaşım yapmak yasaktır.Program Arşivimizde ise kısıtlanmış sürüm yada dağıtımı serbest olan (trial - freeware) yazılımlar yayınlayınız..Aksi takdirde mesajlarınız silinecektir..

Omega-3 Nedir, Faydaları nelerdir?

Konusu 'Karışık Bilgiler - Sohpet - Muhabbet' forumundadır ve guclusat tarafından 29 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. guclusat
    Offline

    guclusat Tanınmış Üye Süper Moderatör

    Katılım:
    14 Haziran 2009
    Mesajlar:
    9.757
    Ödül Puanları:
    48
    Balık yağı sıkça duyduğumuz bir isim. Pek çoğumuzun da kullandığı bir gıda takviyesi.
    Balık yağı içilir ya da kapsül formatında kullanılır tamam ama nedendir buna duyulan ihtiyaç?
    Belki birçoğumuz fazla fazla duymuştur “mutlaka kullanın, olmazsa olmaz” deyişleri. Balık
    yağı dediğimiz; Omega-3, Omega-6 ve Omega-9 ihtiva etmektedir aslında ve mühim olan da
    budur. Yağların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Nitekim enerjinin kaynağıdır yağlar. Ne kadar
    uzak dursak da ihtiyacımız var ancak sağlıklı olana. Bunun yanında mutlaka kullanmamız
    gereken, bir vitamin veya bir mineral gibi vücutta bulunması gereken ancak kendi kendine
    oluşamayan esansiyel yağlarda vardır. Omega-3’de bu esansiyel yağlardan biri. Organizma
    kendisi üretemiyor ve dolayısı ile dışardan almamız gerekiyor. Yağların bir kısmının
    esansiyel olduğu görüşü ilk olarak Evans ve Burr isimli bilim adamları tarafından 1929’da
    ortaya atılmıştır. Yağsız diyetle beslenen fareler üzerinde yapılan araştırmalarda; büyümenin
    gecikmesi, böbrek fonksiyon bozuklukları, cilt sorunları, üreme fonksiyon bozuklukları gibi
    belirtiler ortaya çıkmış ve bu problemlerin özellikle linoleik asit adlı yağ asidi eksikliğinden
    kaynaklandığını göstermiştir. Omega-3 yağ asidi çift bağ içeren doymamış yağ asididir. Omega-3 bağı ihtiva eden önemli
    yağ asitlerine alfalinoleik asit (AA), eikosapentaenoik asit (EPA), dokosahaxenoik asit
    (DHA) örnek verilebilir. Omega-3 yağ asidinin etki göstermesini sağlayan ve önemli olan
    AA, EPA, DHA oranlarıdır. Omega-3’e olan ihtiyacımız ise aslında daha anne karnındayken
    başlar. Çocukluk, gençlik, yaşlılık evrelerinde de bu devam eder. Omega-3 en fazla soğuk
    sularda yaşayan yağlı balıklarda bulunur (somon, Orkinos cinsi ton balığı, uskumru, sardalya,
    hamsi…). Omega-3 daha önceleri sadece balıklardan elde edilirken yapılan araştırmalarla
    birlikte keten tohumunun ve adaçayının da bu bakımdan zengin olduğu keşfedilmiş. Keten
    tohumunda yaklaşık olarak %60, adaçayında yaklaşık %54, kivide yaklaşık %52, semizotunda
    yaklaşık %35 civarında omega-3 bulunurken; nohut, fasulye, ceviz, soya, mısır, fındık gibi
    bitkilerde de eser miktarlarda bulunur. Omega-3’ün keşfi Eskimoların çok az kalp hastalıklarına yakalanmalarının dikkat
    çekmesiyle başlıyor. Bunun nedeni araştırıldığında sebebinin soğuk su balıkları olduğu
    anlaşılıyor. Omega-3’ün yeteri kadar alınmaması durumunda ise başta kardiyovasküler
    hastalıklar olmak üzere birçok rahatsızlık meydana gelebilmekte. Birkaç örnek vermek
    gerekirse:
    • İmmun fonksiyonlarında azalma (Cook ve ark., 1993; Naguib, 2002)
    • Trigliserit ve kolestrol seviyesinde artma (Mayes, 1993)
    • Membran fonksiyonlarında bozukluk (Pepe, 2004)
    • Yavrularda ve bebeklerde büyüme geriliği (Mayes, 1993; Şenköylü, 2001)
    • Saç ve kıl dökülmeleri (Holub, 2003)
    • Kan basıncında artma (Baumgard ve ark., 2001; Naguib, 2002)
    • Yara iyileşmelerinde yavaşlama (Naguib, 2002) Yine aşağıda sıralanan hastalıklarda, Omega-3 eksikliğinden dolayı ortaya çıkabilecek
    vakalardır:
    • Akne vulgaris, Egzama (Uysal, 2002;Naguib, 2002)
    • Psöriosis (Uysal, 2002)
    • Çeşitli kanser vakaları (Meme, akciğer, mide, barsak) (Ha ve ark., 1987)
    • Multiple skleroz (Lee ve ark., 1994; Pepe,2004) • Kalp ve damar hastalıklar ( Baumgard ve ark., 2001; Lee ve ark., 1994)
    • Şizofreni, davranış bozuklukları, depresyon, Raynoud fenomeni (Uysal, 2002)
    olarak belirlenmiştir. “Omega-3 bizler için ne gibi olumlu etkiler yapar?” sorusuna gelince:
    • Bağışıklık sistemi güçlenir.
    • Kan inceltici etkisi vardır, pıhtılaşmayı önler.* *(Kanının pıhtılaşmaması gibi bir rahatsızlık söz konusu ise doktora
    danışılmalıdır.) Kansere karşı koruyucu etkileri bilinmektedir.
    Retina, cilt, sperm hücrelerinin güçlendirilmesinde rol oynar.
    Romatizmal hastalıklara karşı koruyu etki yapabilir.
    Kan şekerinin dengelenmesinde de rol oynar. Omega-3 çocuk gelişiminde çok önemli rol oynar. Bu bakımından daha anne karnındayken,
    annenin balık yağı kullanması tavsiye edilmektedir. Hamile olan annede düşük riskini
    azaltma, doğum sonrası depresyonun engellenmesi, erken doğum riskinin azaltılması, bebeğin
    doğum ağırlığının artması gibi olumlu etkiler bırakırken çocuk üzerinde de matematik
    zekasının gelişmesi, retina gelişiminin desteklenmesi, okuma-yazma-telaffuz yetilerinin
    kuvvetli olması üzerine olumlu etkiler bırakır. Düzenli omega-3 kullanan çocuklarda sakarlık, dikkat bozukluğu, öğrenme bozuklu gibi sorunlarda düzelmeler gözlenmiş,IQ seviyelerinde de 4 puan artış dikkat çekmiştir. Zihin üzerinde de hafızayı güçlendirici, bunama ve alzheimir üzerinde ilerleme kaydetmek veya bunlardan korunmak adına, sinirsel rahatlamada, dikkat
    ve davranış bozukluklarında olumlu ilerleme kaydetmek adına kullanılmaktadır. Omega-
    3 eksikliğinde retinada görme bozuklukları tespit edilmiştir. Düzenli alımında da görme
    bozukluklarında ve sarı nokta hastalığında düzelme olabileceği bilimsel araştırmalarda
    ön görülmüştür. Kemikler üzerinde de kalsiyumun kemiklerde toplanmasını sağlayarak
    yardımcı olabilmekte. Yine EPA ve DHA’nın antienflamatuvar (iltihap önleyici) etkisinden
    dolayı romatizmal rahatsızlıklarda tercih edilmekte. Kolestrol üzerinde de trigliseritlerin
    parçalanmasına destek sağlayarak rol oynamaktadır. En önemli görevi ise kardiyovasküler
    rahatsızlıklarda. Omega-3 kullanan kişilerde (Eskimolarda görüldüğü üzere) kalbe bağlı
    hastalıkların çok az görüldüğü araştırmalarca tespit edilmiştir. Kalp krizi sonrası felç, ikinci
    bir kalp krizi ya da ölüm riskinin azalmasında, damar sertliği oluşumunun yavaşlatılmasında
    yardımcı olmaktadır. Omega-3’ün hayatımızdaki yeri ve önemi tam olarak bu şekilde. Genellikle ilerleyen
    yaşlarda kullanımı tercih ediliyor ancak anlıyoruz ki çok daha erken kullanmaya
    başlamamızda fayda var. Sağlığımızı korumak adına sağlık sorunları yaşamayı beklememize
    gerek yok. Anadolu Halk Hekimliği olarak adlandırdığımız ve Çin tıbbının da temel
    felsefesi “hastalık öncesi korunma”dır. Omega-3=Aile Boyu Sağlık diyor ve yazımı burada
    noktalıyorum. Faydalı olabilmek temennisi ile…
    Sağlık Bizimle Olsun… Senem Karakuş
    “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Uzmanı “
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş