1. Bu site çerez kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımı ile ilgili site koşullarını kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazlasını Öğren.
  2. Forum İllegal Uyarısı Forum kuralları gereği forumda video ve illagal paylaşım yapmak yasaktır.Program Arşivimizde ise kısıtlanmış sürüm yada dağıtımı serbest olan (trial - freeware) yazılımlar yayınlayınız..Aksi takdirde mesajlarınız silinecektir..

Otomobilde Dikkat Edilmesi Gerekenler !

Konusu 'Otomobil Hakkında Bilgiler' forumundadır ve ibrahimyzci tarafından 23 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. ibrahimyzci
    Offline

    ibrahimyzci Moderator

    Katılım:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    401
    Ödül Puanları:
    16
    [​IMG]

    İçkili olarak otomobil kullanmayın,

    Emniyet kemerinizi mutlaka takınız.

    Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz.

    Koltuğunuza oturduğunuzda oturma pozisyonunuza göre direksiyon, yan aynalar ve dikiz aynasını iyi ayarlayın.

    Direksiyonu iki el ile birden tutun.

    Aşırı geniş ve kalın tabanlı, uzun topuklu ayakkabı ile otomobil kullanmayın.

    Yağmurun çiselediği ilk anlarda dikkatli olun.

    Motosiklet ve bisikletlilere dikkat edin, yanlarından geçerken mümkün mertebede yavaşlayın.

    Virajlara girerken hızınızı iyi ayarlayın.

    Aracınızı özellikle ayna ve camlarınızı temiz tutun.

    Takip mesafesini iyi ayarlayın, yakın takip yapmayın.

    Sürüş esnasında vitesi boşa almayın.

    Şerit değiştirme, sollama, yanaşma gibi durumlarda aynaları ve sinyalleri muhakkak kullanın.

    Ön konsola cama yansıması muhtemel hiçbir şey bulundurmayın ve güneşin karşıdan alındığı yolculuklar için yanınızda güneş gözlüğü bulundurun.

     
    Son düzenleme: 23 Haziran 2009
  2. ibrahimyzci
    Offline

    ibrahimyzci Moderator

    Katılım:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    401
    Ödül Puanları:
    16
    Aracınızdaki koltuk başları

    Aracınızdaki koltuk başları olası bir arkadan çarpma halinde boynunuzda meydana gelebilecek bir zedelenmeyi engellemesi için aracınıza yerleştirilmiştir ve kesinlikle görüşün iyileştirilmesi vs. gibi sebeplerle araçtan sökülmemelidir.

    Kayarken Dikkat

    Sürüş esnasında bir kayma durumu ile karşılaşırsanız ani fren yapmaktan kaçının. Unutmayın sizi probleme sokan neyse problemden çıkaracak da odur. Gaza gereğinden fazla basmışsanız ayağınızı gazdan çekerek yavaşlayın, frene fazla bastıysanız fren basıncını azaltın, direksiyonu sert bir şekilde çevirmişseniz direksiyonu yumuşatın, ayağınızı debriyajdan sert çekmişseniz tekrar debriyaja basın.

    Islak Ayakkabılar

    Özellikle yağmurlu havalarda aracımıza binmeden önce ıslanan ayakkabılarımız aracımız hareket halinde iken ani bir durum karşısında pedallardan kayarak sizi içinden çıkılması çok zor durumlara sokabilir. Bunun engellemek için eğer ayakkabılarınız ıslanmış ise aracınızı çalıştırmadan önce mutlaka bir bez yardımı ile eğer yoksa aracınızın da ki paspas yardımı ile ayakkabılarınızın tabanlarını kurulayıp yola kendinizin ve diğer araç sürücülerinin güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde çıkın.

    Dengeli Gaz Tekniği

    Aracınızla seyir halinde iken, bir viraja girdiğiniz zaman araca son derece dengeli gaz vermeniz gerekir. Eğer fazla gaz verirseni aracınız önden çekişli ise aracın önünün, arkadan çekişli ise aracın arkasının savrulacağını unutmayınız

    Yağmurlu Havalarda Fren

    Özellikle yağmurlu havalarda su birikintilerinden geçtikten sonra ya da aracınızı yıkattığınız zaman aracınızın fren balataları ıslanacaktır. Islanmış balatalar ise aracınızın fren mesafesini uzatarak sizi tehlikeli durumlara sokabilir. Fren balatalarınızın yeniden etkin çalışmalarını sağlayabilmek için araç hareket halinde iken uygun pozisyonda kısa aralıklarla fren yapılmalıdır. Bu sayede ıslak olan fren balataları kuruyacak ve tekrar etkin olarak çalışacaklardır

    Yüksek Hızda Kontrol

    Aracınızla düzgün bir yolda seyrederken özellikle hızlandığınızda yada 100 Km/h hıza ulaştıktan sonra aracınızda veya direksiyonunuzda bir titreme mevcut ise o taktirde aracınızın lastiklerinin balans ayarı bozulmuş demektir ve balans ayarı yaptırmanız gerekmektedir
     
  3. ibrahimyzci
    Offline

    ibrahimyzci Moderator

    Katılım:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    401
    Ödül Puanları:
    16
    [​IMG]

    Virajda Dıştaki Arka Lastiğin Patlaması

    Virajda dıştaki arka lastiğin patlaması en tehlikeli durumdur.Yapılabilecek en iyi şey boş bir tarla yada boşluğa girerek durmayı denemektir.

    Virajda Dıştaki Ön Lastiğin Patlaması

    Virajda dıştaki ön lastiğin patlaması çok tehlikeli bir durumdur. Araç direkt olarak yolun dışına doğru yönlenir. Bu durumda direksiyon daha fazla kırılarak, burun yola doğru döndürülmelidir.

    Virajda İçteki Arka Lastiğin Patlaması

    Virajda içteki arka lastiğin patlaması her zaman daha fazla risk yaratır. Panik yapmadan, gereken direksiyon hareketleri yapılarak yolda kalınmaya çalışılır.

    Virajda Ön Lastiğin Patlaması

    Virajda , içteki ön lastiğin patlaması ,aracın süratiyle doğru orantılı olarak tehlikeyi arttırır. Bu durumda direksiyon sabit tutulmaya çalışılarak , hafif hareketlerle yavaşlamaya çalışılmalıdır.

    Arka Lastiklerden Birinin Patlaması

    Düz ilerlerken arka lastiğin patlaması da az riskli bir durumdur. Araç düz tutulduğu sürece problem yaratmaz.

    Ön Lastiğin Patlaması

    Aracınızla düz bir istikamette ilerlerken ön lastiklerden birinin patlaması durumunda , direksiyonu sıkıca tutarak aracınızı kontrol altına alabilirsiniz. Bu oldukça az riskli bir durumdur.

    İlk Damlalara Dikkat

    Yağmurlu havalarda özellikle ilk yağmur damlalarının yola düşmeye başladığı an çok tehlikelidir. Yağmur damlaları yol yüzeyinde birikmiş olan toz ve yağlar ile karışarak yolu daha da kayganlaştıracağı için bu dakikalarda hız yavaşlatılmalı ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır.
     
    Son düzenleme: 23 Haziran 2009
  4. ibrahimyzci
    Offline

    ibrahimyzci Moderator

    Katılım:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    401
    Ödül Puanları:
    16
    Sollama Anında

    Yapılacak bir sollama esnasında görüşünüz çok önemlidir, kayıp edilecek 1-2 saniye bile istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bu sebeple sollama esnasında tüm dikkatinizi yola vermeniz ve görüşü engelleyen tüm faktörleri ortadan kaldırmanız gerekmektedir. Örneğin yağmurlu havalarda sollama esnasında silecekler son hızla çalıştırılmalıdır.

    Takip Mesafesi

    Görüşün düşük olduğu yağmurlu havalarda ve gece yolculukları esnasında takip mesafesi 3 saniyeye çıkarılarak güvenli sürüş sağlanmalıdır.

    [​IMG]

    "Lastiklerinizi her kullanımdan önce kontrol edin", "Sileceklerinizi her sene değiştirin", "Her hafta otomobilinizin elektrik sistemini kontrol edin" gibi basma kalıp cümleler dışında bakalım neler var otomobillerin dünyasında?

    1) Eğer çok hafif bir yağmur çiseliyorsa, sileceklerinizi son hızda çalıştırmayın.

    2) Yağmur durduktan 20 dakika sonra bile silecekleriniz hala çalışıyor konumda olmasın.

    3) Eğer arka camınızda buğulanma oluyorsa, arka cam rezistansını çalıştırın. Çünkü o düğmenin asıl fonksiyonu budur. (İyi bir şoför, önü kadar aynı zamanda arkasında da neler olup bittiğini bilen kişidir)

    4) Otomobilinizin ön ve yan camları yağmurlu havalarda buğulanabilir. Böyle bir durumda otomobilinizin havalandırma sistemini çalıştırın ve ayarını defrost konumuna getirin.

    5) Yağmurlu havalarda farlarınızı mutlaka yakın. Böylece camlarındaki buğuyu çözmeyi akıl edemeyen şoförlerin sizi görme şansı artar, bir anda sizin şeridinize tehlikeli giriş yapma şansları azalır.

    6) Soğuk havalarda ağaç ve köprü gibi bölgelerin gölgesinde kalan alanlarda aşırı buzlanma olur. Bu tip bölgelere dikkat edin.

    7) Yolların uzun bir süre kuru kalmasının ardından yolların üzerinde toz ve otomobillerden akan yağlar birikir. Yağmurun ilk damlalarıyla birlikte yoldaki toz ve yağ, ıslaklıkla birleşir ve yollar bir buz pisti kadar kaygan olur. Her zaman yağmurun ilk çiselediği zaman, bardaktan boşanırcasına yağdığı zamandan daha tehlikelidir. Garip ama gerçek!

    8) Otoyol gibi yerlerde araç kullanırken eğer iki şerit birden değiştirmeniz gerekirse, önce sinyalinizi verin ve ilk şerit değişikliğini yapın. Geçtiğiniz şeritte bir süre kaldıktan sonra tekrar sinyal verin ve geçmek istediğiniz şeride yönelin. Çoğu kişi bunu yapmaya üşenir. Ama bu en güvenli şerit değiştirme yöntemidir.

    9) Emniyet kemerinizi takarken, emniyet kemerinin alt kısmının midenizin değil, kalça kemiğinizin üzerinden geçmesine dikkat edin. Çünkü kalça kemiğiniz bir kaza esnasında midenize göre daha dayanıklıdır.

    10) Otoyollarda giderken 10 veya daha fazla oluşan araç konvoylarında, öndeki aracı tamponuna yapışarak takip etmeyin.

    11) Yine otoyollarda dikkat etmeniz gereken bir nokta "hız devamlılığı"dır. Otoyollar belli hızlarda gitmeniz gereken yollardır. Ne daha yavaş, ne daha hızlı. Özellikle bazı sürücüler otoyoldan çıkacakları zaman daha otoyol üzerindeyken hızlarını azaltmaya başlarlar. Ve böylece arkalarındaki bütün trafiği tehlikeye atarlar. Bunun yerine sağ şeride geçtikten sonra yavaşlamak daha doğrudur. Hızınızı bu şeride geçtikten sonra düşürmeye başlayın.

    12) Bir yokuşun sonundaki kırmızı ışıkta duracağınız zaman öndeki araçla aranızda en az 2 metre boşluk burakın. Böylece önünüzdeki şoför acemi olduğu için otomobilini kaldırış esnasında kaydırsa bile size çarpma olasılığı azalır. Her ne kadar sizin hatanız olmasa da, o güzel otomobilinizin mahvolmasını engellemiş olursunuz.

    13) Eğer çok şık üstü açık bir spor otomobile sahipseniz sizi kutlarız. Ama lütfen aracınızın tavanını otoyolda 100 km/s hızla seyrederken açıp kapamaya çalışmayın. Hızdan dolayı oluşan hava akımı o güzel tavanınızı uçurur. İster inanın ister inanmayın bunu yapan şoförler var.

    14) Eğer otomobilinizin şoför tarafında havayastığı varsa elleriniz direksiyonda saat 9:15 pozisyonunda bulunsun, daha aşağıda değil. Böylece havayastığı yüksek hızla açıldığında bileklerinizin kırılma olasılığı azalır.

    15) Eğer tek elinizle direksiyonu tutuyorsanız yukarıdaki aynı nedenden dolayı elinizi saat 12 değil saat 6 pozisyonunda tutun.
     
  5. ibrahimyzci
    Offline

    ibrahimyzci Moderator

    Katılım:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    401
    Ödül Puanları:
    16
    Kış Koşullarında Araba Kullanımı

    [​IMG]

    Kış Koşullarında Araba Kullanmanın Zor Olduğu Düşünülür Oysa ki… Yılın soğuk kış ayları araç sürücüleri için birçok sorunu da beraberinde getirir .Oysa ki kar yağışıyla birlikte kayganlaşan zeminlerde biraz dikkat ve beceri ile her türlü zorlu koşulun üstesinden gelmek mümkün.

    İşte dikkat etmeniz gereken başlıca noktalar:

    •Görüş
    •Hazırlık
    •Yolda
    •Sürüş
    •Riskler

    GÖRÜŞ: Bir sürücünün temizlik açısından en titiz olması gereken nokta görüş açısını en iyi seviyede tutmasına imkan sağlayacak cam ve aynalarıdır. Sürüş esnasında etrafınızı temiz bir camdan izlediğinizden emin olun. Güvenlik ile görüş paraleldir,unutmayın. Güvenliğiniz için görüş mesafenizin iyi olması gerekmektedir. Yola çıkmadan,otomobilinizin camlarında birikmiş olan su birikintilerini ve karları mutlaka temizleyin. Hareket halinde iken otomobilinizin tavanında birikmiş olan kar parçalarının arkanızdaki otomobilin görüş açısını olumsuz etkileyeceğini düşünerek, seyir halinde olmadan otomobilinizin tavanını temizlemeyi unutmayın.

    HAZIRLIK: Yola çıkmadan önce hazırlık yapın. Emin olmanız gerekenler, aracınızın altında bulunan lastiğin kış lastiği olması , radyatördeki antifriz ve su karışımı ile akü kontrolleridir. Standart lastiklerinizi kışın zorlu hava şartlarında kullanmak,lastiklerinizin ömrünü azaltmak demektir. Kış aylarında yüksek performans elde etmek için dizayn edilen lastiği yazın kullanmak, onun daha çabuk aşınmasına ve bir sonraki kış döneminde performansının düşmesine yol açar.En doğrusu kasım ayında kış lastiklerinizi taktırmak,bir sonraki kış döneminde kullanmak üzere nisan ayında çıkartmak olacaktır. Aracınızın radyatöründeki antifriz ve su karışımının ideal ölçüsü her birinin eşit ölçüde olmasıdır. Bu karışımdaki ölçünün değişmesi, sıcak ve soğuk koşullarda aracın performansını olumsuz yönde etkileyecektir. Örnek vermek gerekirse, aracın radyatörüne saf su koymanız durumunda su sıfır derecede donacaktır. Oysa ki, bu suyun içine aynı ölçüde antifriz katarsanız, yeni karışım eksi 37 dereceye kadar donmayacaktır. Çok soğuk hava koşulları, akünün performansını % 50 düşürür. Akü bitmeden önce size küçük bir uyarı verir. Güç durumda kalmamak için bir uyarı hissettiğinizde akünüzü hemen kontrol ettirin. Aracınızdaki akünüzü, üç yıldan daha fazla bir süredir kullanıyorsanız, kış başlamadan önce servis istasyonunuza uğrayıp kontrol ettirmenizde büyük fayda var. Bu arada akünüzün araç kablolarıyla temas eden uçlarının temizliğine dikkat edin. Oksitlenmişlerse temizleyin.

    YOLDA: Araç kullanırken hızlı manevra yapılması gerekebileceğini akıldan çıkartmamak ve hareketleri zorlaştırmayacak rahat giysiler giymek çok önemlidir. Kalın giysiler, hareketleri zorlaştıracağı gibi,emniyet kemerinin etkisini de azaltır. Motoru çalıştırdıktan sonra birkaç saniye beklemenin gerekli olduğu düşünülür oysa ki motoru çalıştırdıktan sonra hemen harekete geçmek katalizatörü daha hızlı ısıtacağından daha çabuk devreye girmesini sağlar. Araç içerisinde oluşabilecek buhardan kurtulmak için havalandırmayı açıp ön cama vermeniz ve camlarınızı açarak hava sirkülasyonu yapmanız gerekmektedir.

    SÜRÜŞ: Normal hava şartlarında gösterilen dikkatin daha fazlası gösterilmeli ve öndeki araçla aradaki takip mesafesinin mümkün olduğunca çok bırakılması gerekmektedir bu sayede fren yapılması gerektiğinde uzayacak fren mesafesinden sürücü olumsuz yönde etkilenmeyecektir. Yumuşak karda ise tam fren duruş mesafesini kısaltacaktır çünkü ön tekerlekler bir kürek işlevi görecek ve aracın önünde kar birikmesini sağlayacaktır. Başlangıçta bu durum bir avantaj gibi görünse de ileride biriken kardan çıkmak sürücüye zora sokacaktır.

    RİSKLER: Buzlanma riski rüzgara açık olan yerlerde daha çok olacaktır bu yüzden ilerlemekte olduğunu zeminin altında buzdan bir kütle olabileceğini akıldan çıkartmamak gerekiyor. Buzlanmanın olabileceği düşünülerek virajlarda hızın düşürülmesi ve direksiyonun mümkün olduğunca yavaş çevrilmesi gerekmektedir. Yokuşlara hızlı girilmesi ve aracın hareket enerjisinden faydalanmaya çalışılmalıdır.


    Kış Aylarında Güvenliğiniz İçin İpuçları

    Kış lastiklerinin diş derinliğinin 3mm'nin altında olmaması güvenlik açısından önemlidir. Kışın geniş tabanlı lastikler kullanmayın. Aksi taktirde,yerle temasın kesilmesi,yani kızaklama(aquaplaning) riski ortaya çıkar.

    [​IMG]

    Yüksek hızlarda yağmur sularıyla kaplı yüzeylere girildiğinde aquaplaning yani su yastığı üzerinde kızaklama,kayma ile karşılaşmanız çok normaldir. En doğru yöntem, yolun iyi belirlenmesi, hızın azaltılması ve takip mesafesinin arttırılmasıdır.

    Fren yaparken

    Güvenli bir şekilde durabilmek için frene hafif hafif basın. Kızaklamada basıncı azaltıp tekrar arttırın. ABS fren donanımı varsa pedala tam basınç uygulayın. Ayrıca,ani yavaşlamalarda arkadan gelen araçlar mutlaka dörtlü flaşörler yakılarak uyarılmalıdır. Karlı zeminlerde, her türlü manevra çok daha yavaş ve dikkatli yapılmalıdır. Yokuşlarda önceki araçla aranızdaki takip mesafesini daha uzun tutmalısınız. Kayarken savrulmayı engellemek için direksiyonunuzu kayma yönünde çevirmeniz gerekir. Sis yoğunlaşıyor.Sisli havalarda yol sınırı belirsizleşir. Çift yönlü bölünmemiş yol kısımlarında giderken , yolu belirlemek için asla orta çizgileri takip etmeyin.Karşı yönden gelen bir sürücü de aynı şeyi düşünmüş olabilir. Sis varken yola çıkmamak en doğrusu olacaktır.Kış şartlarında aracınızı çalıştırırken daha özenli olun.Öncelikle, sileceklerinizin cama yapışıp yapışmadığını kontrol edin. Aracınızın bütün ışıklarını kontrol edin.Farlarınız her zaman temiz olmalıdır. Farlarınızı gün boyu açık tutun. Unutmayın kışın zorlu hava şartlarında görüş mesafeniz daha az olacaktır. Farların yayacağı ışık ile önünüzdeki aracı daha kolay seçebileceksiniz. Ancak, otobanda asla park ışıklarınızı kullanmayın aksi taktirde hızınız diğer sürücüler tarafından yanlış algılanabilinir. Aracınızın ısıtma sistemlerinin iyi çalıştığından emin olun. Camlar buz tutmuşsa otomobilinizi alçak devirde çalıştırın, kabin içindeki ısı camdaki buzu çözecektir. Aracınızı kar yağarken park alanına geri geri park edin. Park yerinden çıkarken ileriye yapacağınız manevra daha kolay olacaktır.

    Kış Lastiklerinin Standart Lastiklere Göre Avantajları

    Kış lastikleri tüm bir kış sezonu boyunca, Kasım’da aracınıza takıp Nisan'da çıkarabileceğiniz ve bu süre içerisinde kötü hava koşullarından dolayı oluşabilecek risklere karşı sizi güvenle koruyacak lastiklerdir.Dolayısıyla kış lastikleri karlı ve buzlu zeminlerde yola tutunmayı sağlayıp zorlu kış koşullarına mükemmel cevap verebilmektedirler.Snoways II, öncelikle Avrupa ülkelerinin zorlu iklim koşulları öngörülerek hazırlandı.Tasarımında, kışın değişken ve elverişsiz koşulları belirleyici oldu.İşte Snoways II’yi zor koşulların üstün performanslı lastiği yapan özellikler:

    1) Karlı ve buzlu zeminlerde üstün yol tutuş ve fren emniyeti
    2) Üstün su tahliye ve ıslak zeminde çekiş yetenekleri
    3) Yağmurlu havalarda en üst seviyede sürüş güvenliği

    Kış şartlarında güvenlik ve performans arayan kullanıcıların taleplerini tam olarak karşılayan lastik Snoways II’dir.Deneyin siz de üstün performansı hissedeceksiniz!

    Kış lastiklerinin avantajları

    • Normal lastiklere göre farklı sırt desen tasarımı ve sırt karışımı ile hazırlanan kış lastikleri özellikle sıfırın altındaki hava sıcaklıklarında bile yumuşak ve dayanıklılığını koruyacak bir yapıya sahiptir.
    •Karlı ve buzlu zeminlerde lastiğin, yola tutunmasının ve çekiş yeteneğinin standart lastiklere göre daha iyi olması için , sırt desen tasarımı ince lameli ve geniş bloklu olarak tasarlanmıştır.
    • Kış lastiklerinde bulunan kış şartları için tasarlanmış özel omuz profili ıslak ve karlı zeminlerde yüksek yol tutuş elde edilmesini sağlar.
    • Sırt deseninin ve omuz bloklarının dişli yapısı karlı zeminlerde ilave çekiş sağlar. Bunun yanı sıra özellikle silikalı sırt karışımı ve kılcal kanallı blok yapısı kullanılarak ıslak zeminde mükemmel yol tutuş sağlar.


    Merak Edilenler

    Kış lastiği sadece karlı ve buzlu zeminlerde mi kullanılır?

    Kış lastikleri tüm bir kış sezonu boyunca, Ekim'de aracınıza takılıp Nisan'da çıkarılabilecek ve bu süre içerisinde kötü hava koşullarından dolayı oluşabilecek risklere karşı sizi güvenle koruyacak lastiklerdir. Dolayısıyla kış lastikleri karlı ve buzlu zeminlerde yere tutunmayı sağlayıp zorlu kış koşullarına çok mükemmel cevap verebilmektedirler. Aynı zamanda, kuru ve ıslak zeminlerde ise performanslarında herhangi bir azalma olmaksızın güvenle kullanılırlar. Islak zeminlerde ise suyu en hızlı bicimde tahliye ederek ve lastigin yolla temasının devamlı olmasını saglayarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini en aza indirir.

    Diş derinliklerinde sınırlar nedir?

    Diş derinligi 1.6mm'ye dusen lastiklerin degistirilmesi, kış mevsiminde ise dis derinliklerinin en az 3mm olmasina dikkat edilmesi gerekir. Kış lastikleri kış sezonunun bitmesiyle Mart-Nisan aylarında araçlardan çıkarılmalı ve bir sonraki sezonda kullanım için karanlık ve rutubetsiz bir ortamda saklanmalıdır. Eğer evlerin balkonlarında saklanacaksa, siyah kalın bir naylon torba içerisine konulmalıdır.

    Bu lastikleri yaz aylarında kullanmanın sakıncaları nelerdir?

    Kış lastikleri yazın kullanıldığında kullanılan sırt karışımının özelliğinden dolayı diğer lastiklere oranla daha çabuk aşınır ve gürültü seviyesi artar. Kış aylarında yüksek performans elde etmek için dizayn edilen lastiği yazın kullanmak, onun daha çabuk aşınmasına ve bir sonraki kış döneminde performansının düşmesine yol açar.

    Kış lastiklerinin standart lastiklere göre avantajları nelerdir?

    En önemli avantajı düşük sıcaklıklarda özelliğini kaybetmeyen özel sırt karışımı ile kış koşullari için üretilmiş olmalarıdır. Ayrıca sırt desenin ve omuz bloklarının dişli yapısı karlı zeminlerde ilave çekiş sağlar. Bunun yanı sıra özellikle silikalı sırt karışımı ve kılcal kanallı blok yapısı kullanılarak ıslak zeminde mükemmel yol tutuş sağlar.

    Kış Koşullarında Araba Kullanmak

    Düşen ilk kar taneleriyle birlikte sürücülerin kaza korkuları da artamaya başlar. Kötü, hatta ölümcül bir kazaya sebep olma ya da karışma korkusu yavaş yavaş bilinçaltında şekillenerek yukarılara doğru tırmanır. Aslında ufak tefek yapılan bir hazırlık ve gerekli sürüş teknikleriyle bu problemin önüne geçmek oldukça kolaydır.

    İyi görüş: Görüş ne kadar iyiyse, güvenlik de o kadar yüksektir. Yola çıkarken arabanın camlarını kar taneleri, buz ve buğulanmadan temizleyin ve asla çevreyi küçük bir delikten izlemeye kalkmayın. Hızlanmaya başladığınızda uçuşmaya başlayacak olan karın arkanızdan gelenlerin görüşünü olumsuz etkileyebileceğini düşünerek arabanızın tavanını da kar tanelerinden temizleyin.

    Hazırlıklı olmak: Çok kar yağan bölgeler için en iyi hazırlık kar lastikleri kullanmaktır.

    Yola çıkış: Mümkün oluduğu kadar rahat oturmaya ve asla kalın şeylerle direksiyona geçmemeye dikkat edin. Kalın paltonu çıkarmadan direksiyona geçmenin hareketlerini oldukça kısıtlayacağını ve emniyet kemerinin koruyucu etkisini azaltacağını asla aklından çıkarkma. Motoru çalıştırdıktan sonra ısıtmak için beklemek yerine hemen yola çık. Bu sayede katalizörü daha hızlı ısıtarak daha çabuk devreye girmesini sağlar ve motor yağının benzin buharı nedeniyle sıvılaşmasını önleyerek zararlı emisyon rakamlarının abartılı şekilde artmasını engelleyebilirsin (tabi bu umurundaysa!). Yola çıktığında kalorifer sisteminin üfleçlerini maksimuma getirip tüm havayı ön cama yönlendirerek nefesinden gelen nemli havanın yaratacağı buğulanmadan kurtulabilirsin. Camı hafifçe aralayarak hava sirkülasyonu yaratabilirsin.

    Sürüş stili: Herkes bilse de bir kez daha tekrarlamanın kimseye bir zararı yok. Daha dikkatli sür, yani normal günlere göre daha yavaş ve öndeki araçlarla daha fazla takip mesafesi bırakarak kullan. Fren mesafesinin uzayacağını asla aklından çıkarma, abartılı hızlanma ve frenlerden mümkün olduğu kadar kaçın. Eğer aracında ABS varsa bunun faydalarını kullan: hafif hafif titremeye başlayan fren pedalı, lastiklerinin tutunma potansiyelinin nerede olduğunu sana gösterecektir. Eğer ABS yoksa bloke olmuş tekerleklerle asla yönlendirme yapılamayacağını aklından çıkarma. Bu nedenle fren sonrasında araç kayarken engele uygun bir mesafe kala freni bırak ve engeli bu şekilde aşmaya çalış. Mümkünse bu engel aşma manevrasını trafiğe kapalı boş bir alanda çalış, böylece trafikte başına gelebilecek bazı şeylere hazırlıklı olur, yaptığın hareketlerin karşılığında arabanın vereceği tepkiyi önceden bilebilirsin. Yumuşak ve taze karda tam frenin duruş mesafesini kısaltacağını aklından çıkarma, çünkü bloke olan ön tekerlekler bir kürek gibi işlev görerek aracın önünde kar birikmesini sağlar. Bu durum ani fren yaptığında kısa sürede durmanı sağlaması bakımından avantajlı da olsa sonra arabanın toplanan o kara saplanacağını ve çıkarmak için uğraşman gerekeceğini unutma.

    Kalkış: Alışmış olduğun gibi birinci viteste kalk. Hafifçe patinaja düşen tekerlekler karı kazarak asfalta ulaşmayı sağlayabileceğinden kalkışına yardımcı bile olabilir. Araban hala kalkmıyorsa 2. viteste kalkmayı dene, yarım debriyajla azar azar gaz ver. Çoğu kişi ne kadar gaz verir, ne kadar yüksek devirde debriyajı bırakırsa aracın o kadar kolay kalkacağını sanır; ancak bu arabanın takıldığı yere oturmasından başka bir işe yaramaz. Eğer kaygan bir zeminde hareketsiz kaldıysan birinci ve geri vites arasında hızlı geçişler yapıp gaza basarak kurtulmayı dene. Bu da yardımcı olmuyorsa çekişin olduğu tekerleklerin altına birşeyler koy ve yakın çevresindeki karları mümkün olduğu kadar temizle.

    Yokuşlar: Yokuş tırmanıyorsan mümkün olduğu kadar hızlı girerek tekerlekler döndüğü sürece aracın hareket enerjisinden faydalanmaya çalış, durmaya yakınken gaz ver. Eğer hiçbir şey işe yaramıyorsa geriye dönüp başka bir yol bulmaya çalış! Uzun yoldan gitmek tek bir yokuşta birkaç saat geçirmekten her zaman için daha mantıklıdır.

    Arkadan itişli arabalar: Eğer arkadan itişli bir otomobil kullanıyorsan bagajınıza koyacağınız birkaç kum torbası tekerleklerin daha iyi tutunmasını sağlayacaktır. Ben her kış lastiklerimi çivili lastiklerle değiştiririm ve normalde kullandığım performans lastiklerini de bagaja koyarım. Sen de aynı şeyi yaparak etrafta kum torbası aramaktan kurtulabilirsin!

    Önden çekişli arabalar: Eğer otomobilin önden çekişliyse ve yokuş yukarı çıkmakta zorlanıyorsan aracının yönünü değiştir ve yokuşu geri geri çıkmayı dene. Tabii trafik buna müsaitse.
     
  6. ibrahimyzci
    Offline

    ibrahimyzci Moderator

    Katılım:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    401
    Ödül Puanları:
    16
    Sol Ayak Freni

    [​IMG]

    Ralliciler için, önden çekişli otomobillerin en etkin ve süratli biçimde kullanılabilmesi açısından en önemli sürüş tekniklerinden birisi "Sol Ayak Freni"dir.Sol ayak freni, önden çekişli otomobillerin etkin ve süratli biçimde kullanılabilmesi açısından en önemli sürüş tekniklerinden birisidir. Sıklıkla yarış sürücüleri tarafından kullanılmaktadır. Sağ ayak alışıldığı şekilde gaz pedalına basılı durumdayken sol ayağın da fren pedalına basmasıyla uygulanmaktadır.

    Bu teknik aşağıda sıralanan durumlarda kullanılmaktadır.

    - Aracın istenilenden az dönmeye (understeering) başladığı durumlarda (basit olarak önden çekişli bir araca viraj içerisinde gaz verilmesi durumunda veya çok hızlı olarak viraja girildiğinde) dönüş yarı çapını küçültmek.
    - Aracın çok fazla zıplamaya meyilli olduğu engebeli yüzeylerde zıplamayı sınırlandırmak
    - Turbo otomobillerde yavaşlamak için gazdan ayağı kaldırmaya gerek bırakmaması sonucu turbo basıncının düşmemesi ve aracın daha çabuk süratlenmesini sağlamak.

    Dikkat!

    Şu unutulmamalıdır ki bir yarışçı özel etap içerisinde sadece ve sadece daha hızlı gitmeyi düşünür. Şehir trafiğinde ise sürücünün kendisinin ve çevre araçlardaki sürücülerin güvenlikleri en önemli unsurdur. Dolayısıyla burada anlatılanları şehir içi trafiğinde denemek yüzde 90 bir kaza ile sonuçlanacaktır. Trafik kazalarının şakası olmadığı açıktır. Ayrıca fren lambalarının sürekli yanması arkadan gelen sürücüyü şaşırtabilir ve bir kazaya sebep olabilir veya lambanın önündeki pleksiglas stop camı da eriyebilir.Bunlara ek olarak fren balataları ve diskleri çok daha hızlı biçimde aşınacak, fren sistemi aşırı ısınacak, fren hidroliği kaynayarak frenlerin "şişmesine" sebep olacaktır. Yani kısaca aracın servis ihtiyacı ve maliyeti büyüyecektir. Eğer sol ayak fren esnasında sağ ve sol ayaklarınızın işlevlerini karıştırırsanız sonucun epeyce acıklı olabilece bir gerçektir. Bu nedenle iyice ustalaşmadan kullanılmaması yerinde olacaktır.

    İlk Uygulama

    Evet bu kadar yeter.. Hala vaz geçmediyseniz öncelikle debriyaja basmaktan hissizleşmiş sol ayağınızı biraz çalıştırmak gerekli.. Bunun için boş bir asfalt yol bulun ve yaklaşık 30-40 km/h hızla giderken sol ayağınızı YAVAŞÇA fren pedalının üzerine koyarak aracınızı yavaşlatmayı deneyin.. İlk denemede çok kolay olmadığını göreceksiniz.. Eğer bir otomatik vitesli araba bulabilirseniz bu iş daha kolay olabilir. Direksiyonu kırdıktan sonra sertçe el freni çekildiğinde ne olacağı iyi kötü bilinmektedir. (bilinmiyorsa yine boş tercihen toprak bir araziye ve 30-40 km/h sürat.Burada yapılan, ön tekerlekler halen dönüyorken arka tekerleklerin kilitlenmesi ve bu şekilde yol tutuşlarının azaltılarak, direksiyonun ani kırılması sonucunda ortaya çıkan merkezkaç kuvvetinin etkisiyle arabanın arka tarafının savrulmasıdır. Bunun dışarıdan görünüşü ise oldukça küçük yarı çaplı bir dönüş hareketidir. Bu teknik sıklıkla yarışlarda çok keskin U virajların dönülmesinde kullanılmaktadır. Sol ayak fren de sanki el freni çekilmişçesine aracın arkasının savrulmasını sağlayacaktır. Ancak çok daha hassas bir kontrol yapmak mümkündür. Öncelikle ön tekerleklerde motor gücü bulunduğundan ve gaza basılmaya devam edildiğinden ön tekerlekler dönmeye ve yol tutmaya devam edeceklerdir. Arka tekerlekler ise fren pedalına basıldığı oranda tutulacaklar hatta kilitleneceklerdir. Böylece aracın dönüş yarı çapı küçültülebilecektir. Viraj içinde gaz ve fren pedallarıyla oynayarak istenilen çizgide kalmak mümkündür. Frenden ayak kaldırıldığında dönüş yarı çapı büyüyecek, fren pedalına basınç uygulandıkça da küçülecektir.

    Pratik Çalışma

    Eh kolay görünüyor değil mi? Artık mevsime göre toprak veya buz zeminli ve etrafta çarpacak bir şeyler bulunmayan bir alana gitme zamanı geldi.. Bir kaç koni veya plastik kutu ile kendinize virajlar hazırlayıp önce bu parkuru sol ayak fren yapmadan normal olarak geçin. Ancak bu esnada yavaşlamak amacıyla fren kullanmak istediğinizde sol ayağınızı kullanın. Sol ayağınızla istediğiniz hassasiyette fren yapamadığınız sürece sol ayak frenini başaramazsınız. Bu, başlangıç aşamasında yıllarca sağ elini kullanmış birinin sol eliyle yazmaya çalışması gibi uğraştırıcı bir işlemdir.Şimdi değişik bir şeyler yapma zamanı.. Viraja girdikten sonra motor gücünü kesmeksizin (gaz pedalı basılı halde) sol ayağınızla fren uygulayın. Eğer doğru yaptıysanız arabanın arkasının viraj dışına doğru kaydığını hissedersiniz. Dönüş tamamlandığında (arabanızın burnu girmek istediğiniz yönü gösterdiğinde) direksiyonu toplayıp, freni bırakmalı ve gaza basarak yola devam etmelisiniz. Eğer doğru yaptıysanız arabanızın arkasının ön tekerleklerinin etrafında (pivot noktası) nasıl döndüğüne şaşıracaksınız. O yüzünüzdeki şaşkın gülümsemeyi silip tekrar ve tekrar deneyerek aracınız üzerinde tam hakimiyet kuracak yani arkasını tam istediğiniz noktada istediğiniz kadar kaydırabilecek şekilde becerinizi arttırabilirsiniz.İlk denemelerinizde muhtemelen elde edebileceğiniz tek sonuç sadece arabanın viraj içinde yavaşlamasıdır. Daha az fren kullanarak tekrar deneyin, ne kadar az bir basınç gerektiğine şaşıracaksınız. Ayrıca önce direksiyonu kırıp aracı viraja soktuktan sonra fren uygulamayı unutmayın. Buradan 200 km/h ile gelip viraja girdikten sonra fren uygulanması gerektiği anlaşılmamalıdır. Böyle yapılırsa sonuç en azından unutulmaz bir spin ve muhtemelen ciddi bir kaza olacaktır. Söylenmek istenen; hızı makul bir seviyeye düşürmek için uygulanan frenaj (sol veya sağ ayakla) bittikten sonra araba viraja sokulup sonra kontrol amacıyla sol ayak fren uygulanmalıdır. İlerleyen zamanda sadece dönüşler yerine ardarda iki virajdan oluşturacağınız S ler ile çalışmaya devam etmelisiniz. Sol ayak freni uygulamayı öğrendiğinizde aracınızı asla düşünemediğiniz kadar güvenli ve hızlı biçimde kontrol edebileceğinizi fark edeceksiniz. Ancak başarısız denemelerin cesaretinizi kırmasına izin vermeyin. Çalışmaya devam edin ve aniden kolaylaşıverdiğini göreceksiniz.Not: Buradaki bilgiler sizi daha kanlı bir trafik canavarı haline getirmek amacıyla verilmemiştir. Yeteneklerinizi gösterebileceğiniz yerlerin yarış pistleri olduğunu unutmayınız.
     
  7. ibrahimyzci
    Offline

    ibrahimyzci Moderator

    Katılım:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    401
    Ödül Puanları:
    16
    Viraj Alma

    Virajlara Giriş Viraj alımında genellikle yapılan en önemli hata, viraja otomobilin yere tutunma sınırlarını zorlayacak bir hızla girip daha sonra viraj içinde fren kullanma mecburiyetinde kalmaktır.Eğer dikkatli bir sürücü iseniz diğer araçlarla birlikte viraja girdiğiniz zaman çoğu sürücünün hızını ayarlayamamaktan ötürü neredeyse viraj çıkışına kadar fren lambalarının yandığına şahit olmuşsunuzdur. Bunun, şüphesiz ki viraj alımında uyulması gereken belli kuralları uygulamamaktan kaynaklanan nedenleri vardır. Viraj alımında geçerli ilk kural "yavaş gir - hızlanarak çık" şeklinde açıklayabileceğimiz ve yapılan genel hatanın tersine otomobili virajın alımı sırasında değil, daha viraja girmeden yavaşlatmayı hedefleyen kuraldır.

    [​IMG]


    "Önce dış -sonra iç- tekrar dış" olarak adlandırabileceğimiz ikinci kural ise virajı dönülmesi mümkün en geniş açıyla dönebilmemizi ve dolayısıyla otomobilin yere daha fazla tutunmasına yardımcı olmayı amaçlar. Şekil 1’de yanlış şekilde girilen bir viraj görülmektedir. Giriş noktasında otomobilin bulunduğu yanlış konumdan ötürü, tepe noktasında viraj açısının ne kadar daraldığı rahatlıkla görülmektedir. Sonuç olarak bu noktada aracı neredeyse durma noktasına varacak kadar yavaşlatmak mecburi hale gelmektedir. Viraj alınırken yolun ne genişlikteki bölümünün kullanılacağı bir çok dış etkene bağlıdır.

    Viraj içinde karşı yönden gelen olup olmadığını görmemizi engelleyen ağaç vb. görüş engelleyici birtakım etkenler ya da yolun şehir içi veya şehirlerarası bir yol olup olmadığıgibi.. Ancak, her koşulun uygun olduğu varsayımından hareketle doğru viraj alımını şu şekilde açıklayabiliriz: Virajları Doğru Almak Şekil 2 doğru şekilde viraj alımını göstermektedir. Doğru viraj alımında sürüş çizgisi "önce dış -sonra iç- tekrar dış" şeklinde olmalıdır. Şekilden de anlaşılacağı üzere, viraja dıştan, yani sağa dönen virajlarda yolun soluna yanaşarak, sola dönen virajlarda ise yolun sağına yanaşarak dönmek esastır.Otomobili viraj içerisinde yavaşlatmak yerine, gerektiği kadar vitesle birlikte hız düşürülerek otomobilin lastikleri yere tam olarak tutunabilecek şekilde viraja mümkün olduğunca dıştan girilir. Yani, otomobil viraja daha girmeden yavaşlatılması tamamlanmış olmalı ve bu hız, şekilde "apex" olarak gösterilen tepe noktasındaki hız dahil, virajın tümündeki en düşük hız olmalıdır. Fren ancak viraja giriş noktasından önce otomobili yavaşlatma maksadıyla kullanılmalıdır, viraj içinde frene basılmaz. Giriş noktasından itibaren otomobil virajın içine yönlendirilerek tepe noktasına kadar hız belirli bir miktarda artırılır. Tepe noktasında otomobile uygulanan merkezkaç kuvveti maksimum noktadadır. Bu nokta aynı zamanda virajın en içten dönüldüğü noktadır. Virajın en iç konumunda bulunulan tepe noktasından itibaren virajın uzak olan dış noktası hedeflenerek otomobile tam gaz verilerek virajdan çıkılır.


     
  8. ibrahimyzci
    Offline

    ibrahimyzci Moderator

    Katılım:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    401
    Ödül Puanları:
    16
    Bilinçli Park

    Aracınızı park ederken bilinmesi gereken ilk kural yapılacak güç manevraların park yerinden çıkarken değil park yerine girerken yapılmasıdır. Aracın sıcak olduğu zaman yapılan güç manevralar aracı pek fazla etkilemeyeceği gibi soğuk bir araçla aynı manevraları yapmanız daha fazla yakıt tüketmenize sebebiyet verecektir.Aracınızı en bilinçli park etme şekli şüphesizki çıkarken hiç bir manevra yapmanıza gerek kalmayacak olan park şeklidir. Bu şekilde yapılan park ile aracınız park yerinden çıkarken soğuk olan motor zorlanmaz. Aracınızı çalışıtırdığınız anda yakıt sarfiyatını önlemek için fazla rölantide beklemeden aracınızı hareket ettirin.Sıkışık park yerlerinden çıkarken klima, silecek gibi çalışan aksamları durdurmanız gücün direksiyon hidroliğine devrolmasına ve yakıttan tasarruf etmnize sebebiyet verecektir.

    [​IMG]
    Deponuz yeni doldurulmuş ise ve aracınızı yokuşa park etmek zorunda iseniz aracın burnunu yokuş aşağı gelecek şekilde park etmeye özen gösterin.Aracınızı park ettiğiniz yerde aracınızın motorunu fazlasıyla soğutacak hareket halindeki soğuk havadan aracınızı sakınmaya özen gösterin. Sıcak, kumlu ve tozlu iklimlerde garajda muhafaza edilen araçların deposundan buharlaşan benzin açıkta park etmiş bir araca göre çok çok düşüktür. 45-50 °C sıcaklığı bulan illerde araçlar güneş altındayken şamandıra muhafazasında bulunan benzin buharlaşabilmektedir. Aracınızı gölgeye park ederek hem buharlaşan benzinden kar edeceğiniz gibi aracınızı soğutmak için açacağınız klimadanda tasarruf edebilirsiniz.
     
  9. ibrahimyzci
    Offline

    ibrahimyzci Moderator

    Katılım:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    401
    Ödül Puanları:
    16
    Konuların rahatça okunabilmesi için tüm konular ayrı ayrı yazılmıştır...
     

Sayfayı Paylaş