1. Bu site çerez kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımı ile ilgili site koşullarını kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazlasını Öğren.
  2. Forum İllegal Uyarısı Forum kuralları gereği forumda video ve illagal paylaşım yapmak yasaktır.Program Arşivimizde ise kısıtlanmış sürüm yada dağıtımı serbest olan (trial - freeware) yazılımlar yayınlayınız..Aksi takdirde mesajlarınız silinecektir..

Vitir namazının üçüncü rekatında tekbir getirilmesinin sebebi nedir?

Konusu 'Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi' forumundadır ve uydudoktoru tarafından 21 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. uydudoktoru
    Offline

    uydudoktoru Aktif Üye Yönetici Yönetici

    Katılım:
    13 Haziran 2009
    Mesajlar:
    2.142
    Ödül Puanları:
    38
    Vitir namazının üçüncü rekatında kıyamda iken tekbir alınması zammı sure ile kunut dualarının arasını ayırmak içindir

    Hanefî mezhebine göre vitir namazının üçüncü rekâtında Fatiha ve zamm-ı sûre okunduktan sonra "Allahü Ekber" diyerek eller kaldırılır ve yana salıverilmeden kunut duaları okunur, sonradan rükûa varılır Vitir namazının hem kendisi, hem üçüncü rekâtta alınan tekbir, hem de okunan Kunut duaları vaciptir Peygamberimiz (as de vitir namazını bu şekilde kılmışlardırBunu Hz Ali ve İbni Ömer (ra gibi Sahabîler haber vermektedir

    Alman bu tekbire "intikal tekbiri" denir Çünkü, tekbirden önce okunanlar birer sûre ve âyettir Kunut duaları ise Peygamberimizden rivayet edilen birer duadır İşte âyetle dua arasını ayırmak ve dua hâline intikal etmek için tekbir alınmaktadır

    Elleri kaldırarak sesli olarak tekbir almanın hikmeti de Tahtâvî'de geçtiğine göre, sağır ve kör gibi özürlü kimselere tekbir alındığını bildirmek içindir1

    Bu tekbiri alırken elleri kaldırmanın nereden geldiği ve nasıl sünnet olduğu hususunda ise Ruhu'l-Beyan tefsirinde çeşitli rivayetler kaydedilmektedir Bu rivayetlerden birisi şu şekildedir "Miraç Gecesi Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) Mescid-i Aksâ'da bütün Peygamberlere imam oldu ve onlara iki rekât namaz kıldırdı Hz Musa Peygamberimizden Sidre-i Müntehâ'ya vardığı zaman kendisi nâmına bir rekât namaz kılmasını istedi

    Peygamberimizin Hz Musa ile Miraç Gecesinde karşılaşacağı Secde Sûresinde meâlen şöyle ifade edilir: 'And olsun ki, Biz Musa'ya Tevrat'ı verdik; o Tevrat'a nasıl kavuştuysa sen de Bizim vaadimize kavuşacağından öylece şüphe etme Biz o kitabı İsrailoğullan için bir hidayet rehberi kılmıştık12 Bu âyetin birkaç tefsiri vardır Bunlardan birisi, Peygamberimizin, Kur'ân'ın tamamına kavuşacağından şüphe etmemesi, diğeri de Miraç Gecesinde Hz Musa'ya kavuşacağından şüphe etmemesidir

    "Peygamberimiz (asm) Miraç'ta, Sidre-i Mühteha'ya çıktı, bir rekât namaz kıldı Buna bir rekât da kendisi ilâve etti Namaz iki rekât oldu Cenab-ı Hak kendisine bir rekât daha kılmasını emretti Böylece namaz, akşam namazı gibi vitir [tek> oldu İşte Peygamberimiz üçün-cü rekâtı kılacağı sırada İlâhî rahmet ve nur tecelli etti Peygamberimiz o nur içinde kaldı Ve kendinden geçmiş vaziyette elleri çözüldü Sonunda ellerini kaldırarak tekbir aldı İşte elleri kaldırmak böylece sünnet oldu,"3

    Başka bir rivayette ise, Peygamberimiz üçüncü rekâtı kılacağı sırada Fatiha ve zamm-ı sûre okudu Rükûa gideceği sırada Cehennemi gördü Cehennem ehli kömür gibi sim siyah olmuştu Peygamberimiz bu halde de kendisinden geçti ve elleri çözülüverdi Hemen Cebrail (a) geldi, Peygamberimizin üzerine Kevser suyundan döktü Böylece Peygamberimiz kendine geldi Tekbir alıp kunut dualarını okudu Kunut duasında Cehennemden ve Cehennem ehlinden Allah'a sığındı

    Vitir namazının vakti ve fazileti hakkında da Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadır: "Allah size bir namazı ziyâde kıldı ki, o namaz sizin hakkınızda kırmızı tüylü develerden daha hayırlıdır İşte o namaz vitir namazıdır O namazı yatsı ile şafağın atışı arasında verdi"4 Bilindiği üzere, Arapların yanında o zamanlar en kıymetli dünya malı kırmızı tüylü develerdi Hadiste, vitir namazının en kıymetli dünya malından daha hayırlı olduğu bildirilmektedir

    Bütün bu rivayetler ve hikmetleri ile birlikte, ibâdetlerle ilgili meselelerde aranan esas husus, Peygamberimiz nasıl kılmış ve tatbik etmişse, onu taklit edip yapmaktır Zaten hikmet ve maslahatların sadece bir teşvik tarafı bulunmaktadır1et-Tahtâvî, s305; Nimet-i islâm, s3082Secde Sûresi, 233 Ruhu'l-Beyan, 4:413-4144 Ebû Dâvud, Salât:336
    Mehmed Paksu, Sorulu-Cevaplı İbadet Hayatımız
    Selam ve dua ile
    alıntıdır
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş